TARIM
Elverişli coğrafi koşulları ve iklimi ile Türkiye, tarım ve tarımla ilişkili sanayi dallarında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. Neredeyse her türlü tarım ürününde Türkiye’yi dünyanın en büyük üreticileri arasına yerleştirecek biçimde artış gösteren ihracat rakamları, Türkiye’nin bu çarpıcı durumunu kanıtlamaktadır.
1980’lerin ilk yıllarında başlatılan yeniden yapılandırma çalışmaları, özelleştirme ve tarım sektöründeki ticari sınırlamaların azaltılması gibi bir dizi reformla birlikte, bugün dünya ekonomisinin ayrılmaz bir parçası haline gelen iç piyasanın ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır. Bu gelişmenin ardından, işlenmiş gıdalar hariç olmak üzere, 2002 yılında 1,7 milyar ABD doları seviyesinde olan tarım ürünleri ihracatı, 2010 yılında 5 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir.
Türkiye’nin GSYİH’sindeki payı 2000 yılında % 10,1 iken 2010 yılı itibarıyla % 8,4’e gerileyen tarım sektörü, ülkedeki toplam iş gücünün % 25’ine istihdam sağlamaktadır.
Türkiye topraklarının yaklaşık % 40’ı tarıma elverişlidir ve bu büyük potansiyel hububat, baklagiller, yağlı tohumlar, meyve ve sebze, kesme çiçek, kümes hayvanları, süt ve süt ürünleri, balık ürünleri, bal ve tütün gibi çok çeşitli ürünlerin üretilmesine olanak sağlamaktadır. Tahıl üretiminin toplam tarım üretimindeki payı % 67 iken, bu oran çiftlik hayvanları için % 26, balıkçılık-ormancılık için ise % 7’dir.
Türkiye fındık, kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incir gibi pek çok tarım ürününün üretiminde ve ihracatında uluslararası alanda önemli bir üstünlüğe sahiptir. Ayrıca, Türkiye’nin gıda sanayisi komşu ülkelerin gıda sanayilerinden çok daha ileri durumdadır. Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (EMEA) bölgesindeki en büyük tarım ürünü ihracatçılarından biri olan Türkiye’nin bu alandaki dış ticaret dengesi de açık ara pozitiftir.
74 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’nin gelir seviyesi giderek artmakta; bu da Türkiye’yi bölgesindeki en büyük pazarlardan biri haline getirmektedir. Genç neslin değişen tüketim alışkanlıkları da yurt içi tüketimi önemli ölçüde artırmaktadır.
Türkiye, aşağıdaki özellikleri sayesinde girişimcilere tarım sektörüne yönelik verimli bir yatırım ortamı sunmaktadır:
Elverişli iklim koşulları ve önemli pazarlara yakınlık da dâhil olmak üzere, güçlü coğrafi konum
Özellikle emek-yoğun gıda üretimi faaliyetleri açısından öne çıkan rekabetçi iş gücü
Sektör için gerekli olan hammaddelerin çok büyük bir bölümünün mevcut olması
Büyük sulama projeleri, altyapı geliştirme çalışmaları ve küçük tarım arazilerinin desteklenmesiyle süreklilik kazanan devlet yatırımları.
Tarım yatırımlarına yönelik devlet desteği
Giderek gelişen otomasyona bağlı olarak artan üretim verimliliği
Türk tarım sektörüne ilişkin önemli rakamlar:
Türkiye kuru incir, fındık, çekirdeksiz kuru üzüm/kuru üzüm ve kuru kayısı üretiminde dünya lideridir.
Toplam tarım ürünü ihracatı (işlenmiş gıdalar dâhil) 2010 yılında 12 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
Türkiye, bölgesindeki en büyük süt ve süt ürünleri üretimini gerçekleştirmektedir.
Türkiye’nin yaklaşık 11.000 bitki türüne ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir. Avrupa’daki toplam bitki türü sayısı ise 11.500’dür.
2002 yılında 24 milyar ABD doları seviyesinde olan tarımsal üretim 2010 yılında 62 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılının kutlanacağı 2023 yılına yönelik iddialı vizyonu gereği tarım sektörüne ilişkin yüksek hedefler öngörülmektedir. Bu hedefler arasında aşağıdakiler yer almaktadır:
150 milyar ABD doları değerinde tarıma yönelik GSYİH
40 milyar ABD doları değerinde tarım ihracatı
Tarımsal üretimde en büyük beş ülkeden biri olmak
8,5 milyon hektar sulanabilir arazi (şu anda 5,4 milyon)
AB ile karşılaştırıldığında balıkçılıkta 1 numara olmak
DIALOG INTERACTIVE
